Sahi Nerde O Eski Bayramlar?

Sahi Nerde O Eski Bayramlar?

Çocukluğumuzdan beri bize dayatılan bir söz vardır. Bir sitem, bir haykırıştır aslında. Bu söz genellikle büyüklerimiz tarafından söylenir. “Nerde o eski bayramlar!” sözcükleriyle. Son 10 yıla dönüp baktığımızda tüm bayramlarda akrabaların uzakta bir yerlerde tatil yaptığını görüyoruz. Ailece en güzel kıyafetlerimizi giyinip, en mis kokuları sıkıp zile bastığımızda karşımızda gördüğümüz tek şey: Kapı duvar. Herkes bayramda kaçacak yer arar, gelenekleri “demode” bulur, büyük küçük bilmez bir de eski bayramların hasretini duyardı. Ta ki corona virüs hayatımıza girene kadar.

Nerde O Eski Bayramlar?

nerde o eski bayramlar?

Corona virüs, insanlara daha önce domuz gribi, kırım Kongo kanamalı ateşi, deli dana hastalığı gibi vakalarla alarm verdi aslında.” Ey insanoğlu özüne dön” diye defalarca söyledi. Fakat biz insanlar hiçbir şeyin kıymetini bilemediğimiz gibi bunun da bilemedik. Corona virüsün verdiği alarmları duyamadık. Ancak corona virüs bu sene gümbür gümbür geldi. İnsanları evlerine kilitledi. En yakınındakinden bile çekinir hale getirdi. Artık birileri hapşurunca “Çok yaşa” demek yerine, “Niye hapşurdun ki?” telaşı tutturduk. İyi oluyordu biz insanlara. Değerini bilemedik hiçbir şeyin. Sevgiyi ve doğayı tükettik durduk.

Fakat zamanla her şeye alıştığımız  gibi bu virüse de alıştık. Etkilerine alıştık. Korunmak için kendimizce yöntemler bulduk. İlk günler kendimizi eve kilitledik. Sonraları biraz gevşetmeye başladık. Evet iftar sofralarına oturmadık kimsenin ama, sevdiklerimizi görmek için kapıdan da olsa uğrayabildik. Vakalar düşüyordu. Artık içimiz umut dolmuştu. Bayram sevinci gelmişti. Geçmişte değeri bilinmeyen tüm bayramlardan özür dilercesine, kolonya şeker alınmıştı. Bayramlık kıyafetler için mağaza sıralarına bile girilmeye başlanmıştı.

Evet, belki bu bayramda maske takacaktık. Ama en sevdiğimiz insanları görecek, belki bayram lezzetlerinden bir çatal tadacaktık. Fakat, corona virüs buna da engel oldu. Bayramda ev gezmeleri olmasın ve virüs yayılmasın diye sokağa çıkma yasağı verildi. Eskiden iple çekilen bayram, şimdi insanı hüzne boğdu. Karar çok güzel olsa da insanın içinde bir acıya sebep oldu.

Sokağa Çıkma Yasağında Bayram

şeker bayramı

Televizyonda artık aileler birbirlerine sarılıp bayramlaşmıyor. Telefondan birbirlerine “iyi bayramlar” diyor, hafifçe hüzünlenerek bunu da aşacağız ezgilerinde dayanmaya çalışıyor. Geçmişteki tüm bayramlarda otellere gitmek, yazlığa kaçmak ya da evden çıkmamak bizim seçimimizdi. Ancak bu kez evde oturmaktan başka çaremiz yok maalesef. Evimizin kapısı 4 gün boyunca yanlışlıkla bile olsa çalmayacak. Hiçbir çocuk zili çalıp şeker beklemeyecek, hiçbir anne bayram temizliği yapıp yorulmayacak ve hiçbir baba harçlık verdiği için sevgiyle öpülmeyecek.

Evet her şey hüzünlü görünüyor. Ancak hayat bu. Daha önce neredeyse hiç kimsenin tanık olmadığı bir sağlık sorunu ile karşı karşıya kaldık. Ellerimiz yıkanmaktan tahriş oldu, kalplerimiz ise özlemeye alıştı. En sevdiğimiz dizileri televizyonda göremesek de bir gün her şeyin normale döneceği umudu bizi canlı tutuyor.

Evet belki hiçbir şey hayallerimizdeki ve değerini bilemediğimiz eski bayramlar gibi güzel olamaz. Ama yine de en sevdiğimiz tatlıları yapmanın, sarmaları sarmanın tam zamanı. Özellikle anne babanız ile yaşıyorsanız çok şanslısınız. Öpün onların ellerini. Onlar size en büyük hediye. Değer bilmenin ve eldekilere şükretmenin tam zamanı. Kapınız çalmasa da, arayın büyüklerinizi “ellerinizi öperim” deyin. Bir gün her şey normale döndüğünde çocuklarınıza ya da torunlarınıza bu kötü günleri uzun uzun anlatın. Ona değer vermenin önemini öğretin.

Ya da boşverin bilmesinler daha iyi… Sahi nerde o eski bayramlar?

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Social Share Plugin powered by Ultimatelysocial
Twitter
Instagram
%d blogcu bunu beğendi: